Mutfaktan Öyküler

Bağımlı çocuk mu, bağımsız çocuk mu?

Çok derin bir konu belki ama, kendimce bu konudaki gözlemlerimi anlatmak istiyorum.Bence her ebeveyn kızının oğlunun bağımsız olmasını istiyor. Burada bahsetmek istediğim bağımsızlığı biraz tanımlayayım. Bebeklikte istiyoruz ki kendi kendine yemeğini yiyebilsin, kendi kendine oyuncakları ile oynayabilsin, doğru kelimeleri kullanarak derdini anlatabilsin.Sonra öz temizliğini yapabilsin, üstünü kendi kendine giyinebilsin, oyuncaklarını toplayabilsin istiyoruz. Ardından ödevlerini biz söylemeden yapabilsin, annıe sıkıldım demesin de, kendini eyleyebilsin istiyoruz. Yalnız bu liste bence cidden çocuğumuz belki 60 yaşına gelene kadar
resmen devam ediyor. Yani Allah bize ömür verdikçe 🙂

Lakin bunları istiyoruz da cidden bağımsız olmalarını istiyor muyuz? Sorum bağımsız olmalarına izin veriyor muyuz değil? O da ayrı derin bir konu. Ben su an ilk soru ile ilgileniyorum.

Çevremdeki rol modellerini irdeliyorum kafamda. Kendi ebeveynlerim, esimin ebeveynleri,akrabalar, arkadaşlar… Sanki bana öyle geliyor ki ebeveynler bu konuda tutarlı değil. Ebeveynler istiyorlar ki evladım her işini kendi halledebilecek meziyetlere sahip olsun,bağımsız güçlü bir birey olabilsin. Hem de istiyorlar ki hayatlarının bütün detaylarına hakim olabilsinler. Evladının bir sıkıntısı olduğunda, hemen anne babası da bilsin, ki öneri de bulunsun, ebeveynin de fikri mutlaka alınsın. İyi ama sevgili anne baba, sen istemiyor muydun kendi işini kendi halletsin? Simdi niye sürekli çocuğunun hayatına müdahil oluyorsun? Bırak o, eşiyle, erkek/kız arkadaşıyla, işiyle, çocuğu ile ne yapacaksa yapsın.Hatalar da yapacak, eksikleri de olacak, sana göre yanlış, ona göre doğrular da olacak. Neden simdi istiyorsun ki sana da danışsın her konuda.

Başka açıdan bakıyorum, ebeveynlerin yine en ağzından, aklından düşürmediği evladı, kendine bağımlı yetiştirdiği evladı olabiliyor. Ama bir yandan da dert yanıyor neden böyle oldu diye. İyi ama sen böyle istemiş olabilir misin? Yani hep senin dizinin dibinde otursun istediğin kızın, senin sözünden çıkmasını istemediğin oğlun, bugün bu yüzden en ufak sıkışık durumunda senin dibinde bitiyor olabilir mi?

Bence bizler ilgili olmakla müdahil olmayı biraz birbirine karıştırıyoruz. Geleneksel ebeveynlik tarzımızın çok müdahaleci olduğunu düşünüyorum. Ha öyle olunmak istenebilir, ama o zaman lütfen yakınmayınız bu çocuk neden bir isi kendi halledemiyor diye. Ya da her isini kendi halleden, ama doğru ama yanlış, ama bir yol tutturan, tutturmak isteyen çocuğunuzu da takdir etmeyi biliniz. “Biz burada bostan korkuluğu muyuz?” diye sormayınız. Bence bir çok konuda olduğu gibi çocuğumuzu nasıl yetiştireceğimiz konusunda da geleneksel, kol kırılır yen içinde kalır tutumu ile, Amerikanı özgür birey tutumu arasında sıkışmış durumdayız. Sizin için (çocuğunuz için demiyorum, ya da profesyonel bir yaklaşım tutumu ile değil),doğru tutumun ne olduğuna karar verin ve yola öyle çıkın demek istiyorum aslında. Yani kızınız 35’ine geldiğinde ayrı eve çıkmak istediğinde, bir dakika, tamam kendi işin var, paran var, bu konularda özgür olabilirsin ama kendi evine çıkman geleneksel yapımıza uymaz demeyin lütfen. Ya da biricik oğlunuz Üniversite için Amerika’ya gidip orada yaşamına devam etmek istediğinde “Ama biz sensiz nasıl yaşarız!” demeyin lütfen. Ya da Üniversite kampüsünde konaklayan ama imkanı olmasına rağmen çamaşır yıkamayan, eve annesine getirmeyi tercih eden (ettirdiğiniz) oğlunuza, bir bardağı bile bulaşık makinesine koymuyor diye kızmayın.

Ama bence derinlerde bir yerlerde aslında bağımlı çocuk sevmenin bir diğer nedeni de, kültürümüzde hiç hobi kavramının gelişmemiş olması ve zorlayıcı büyük şehir şartları. Gözlemlediğim kadarıyla bu konuda kendini geliştirebilen ebeveynlerin, çocukları büyüttükten sonraki evresi çok daha sorunsuz geçiyor. Ama hiç bir hobisi, arkadaşı, işi olmayan ebeveynler için oklar çocuklara yöneliyor.

Yani diyorum ki tercihinizi yapın ve ona göre beklentiye girin. Öteki türlü ne siz mutlu oluyorsunuz ne de çocuğunuz. Hayat zaten oldukça zorlu, bari anne baba çocuk ilişkisindeki beklentilerimizi kolaylaştırmaya çalışalım. Kendi beklentilerimizi netleştirelim.
Ha ben tercihimi yaptım, hiç söylenmeyecek miyim, kim bilir 🙂

Ben bugünlerde bu konuda düşünüyorum. Belki siz de düşünmek istersiniz 🙂 Bağımlı bir çocuğunuz mu olsun istiyorsunuz, bağımsız mı? Sonrasında kendinizi ona göre beklentiye sokun isterim. Evet genlerimizin çocuğumuzun karakteri üzerindeki etkisi elbette ki yadsınamaz, ama günde belki en az 4 saat geçirdiğimiz çocuklarımızın üzerindeki sözlü ve sözsüz etkimiz oldukça büyük. Ne ekersek onu biçeriz diye düşünüyorum. O nedenle ne ektiğimize dikkat edelim diyorum 🙂

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply